>Iza’nın Şarkısı

>Magda Szabo’nun olağanüstü güzellikte yazılmış romanı, kocası ölen yaşlı bir kadının, taşradan şehire, kızı Iza’nın yanında yaşamaya gidişini anlatıyor. Bayan Szöcz evinden ayrılınca ruhunu da yitiriyor bir bakıma çünkü kızı Iza’nın ona sundukları ve Iza’nın annesinin daha rahat yaşaması için düzenlediği ortam ters bir etki yaratıyor. Yaşlılık ve gençlik, kasaba ve şehir hayatı arasındaki farklar, gündelik hayatın olağandışılığı ve basit görünen ayrıntıların hayatiliği, Szabo’nun kaleminden okurun da ruhuna nüfuz ediyor. Öyle ki, olağanüstü olaylar, sürükleyici maceralar ve gelgitlerle dolu diyaloglar yok bu romanda ve Szabo sanki, sağlam bir roman yazmak için beylik kullanımlara gerek olmadığını haykırıyor bizlere.

Bayan Szöcz taşradaki evinde güleryüzlü ve becerikli bir kadınken, kızıyla yaşamaya gittikten sonra, hayattan soyutlanan tüm yaşlılar gibi düşüşe geçiyor. Yaşlılığın asıl trajedisi ölüme yaklaşmak değil de, insanın çevresindekilerin yaşlılığa olan algılarının yol açtıkları gibi geliyor bazen bana. Bayan Szöcz sapasağlam bir kadın olduğu halde, kızı Iza annesine bir yaşam alanı bırakmıyor; annesine sunduğu rahatlıklar yaşlı kadını daha da bunalıma sürükleyerek yaşamın dışına itiyor.

Romanı tüm karakterlerin bakış açısından okurken, çok sıkı bir çalışma hayatı olan Iza’nın bakış açısından okuduğumuz satırların bize daha geniş bir perspektif sağladığı bir gerçek. Yaşlılarla yaşamaya ilişkin tüm ayrıntılar çok sahici ve böyle bir yakınınız varsa, ki 93 yaşında ölen bir yakınım geldi aklıma sık sık kitabı okurken, kitabı daha da içselleştirebiliyorsunuz. Iza’nın karakterini daha iyi tahlil etmemizi sağlayan kişi ise, eski kocası Antal oluyor. Antal ve hemşire Lidya aracılığıyla, Iza’nın katı disiplinli, duygudan yoksun ve yönetmeyi seven karakterinin, o her şeyi düşünen, fedakar Iza imajıyla pek örtüşmediğini ve Iza’nın esasında yaşamdan ne kadar çok korktuğunu anlıyoruz.

Duygusallığıyla sarsan, gerçekçiliğiyle daha da etkileyen bir roman Iza’nın Şarkısı. Karakterlerin duyumsadığı melankoli okura da geçiyor. Gündelik ayrıntıların dehşeti sizi de dehşete düşürebilir. Bu kitapla ilgili başka bir yazıya buradan göz atabilirsiniz.

Advertisements

Leave a comment

Filed under kitap

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s